Kavimlerin Helakı !  

Posted by: life in



Harun Yahya'nın eserleriyle yaklaşık 7 sene önce bir arkadaşımın sayesinde tanıştım ve pek çok kitabını okudum.Okudukça da hayran kaldım.Temiz ve titiz çalışmaların neticesinde ortaya gerçekten güzel eserler çıkmış.Kavimlerin helakı kitabıda yine güzel bir çalışmanın eseri.

Bu kitapta Geçmişte yaşanan helak olayları delilleriyle anlatılıyor.Ve gerçekten tüyler ürpertici. Allah'ı inkar eden,emir ve yasaklarına uymayan,hatta insan fıtratına aykırı sapmalar gösteren, peygamberine düşmanlık eden kavimlerin kıssaları anlatılıyor.Ad,Semud,Lut kavimleri, Sebe halkı, nuh tufanı vs.Hepsi kavimlerin helakında detaylı olarak ve kanıtlarıyla anlatılmış.Bize düşen bu kıssaları öğrenip bunlardan ibret almak ve hayatımızı ona göre düzenlemek...

Zaten İnsanın hayattaki tek amacı, Allah'ı tanımak, O'na yakınlaşmak ve O'na kulluk etmek olmalıdır. Aynı nedenle insan, kendisine tek yol gösterici olarak Allah'ın insanlara elçileri aracılığıyla ulaştırdığı saf mesajını, vahyini edinmelidir.

Şimdi sizlere kitapta bahsi geçen pompei halkını alıntı yaparak anlatmak istiyorum.

Pompei halkı resimlerdende görüleceği üzere her türlü refah ve lüks içinde yaşamaktaydı.


Roma İmparatorluğu'nun dejenerasyonunun sembolü olan Pompei cinsel sapkınlıklara batmıştı.Ve sonuç olarak Pompei'nin helakı, Vezüv Yanardağı'nın patlamasıyla gerçekleşti.Vezüv Yanardağı, İtalya'nın, özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Yaklaşık, 2000 yıldan beri suskun olan Vezüv "İbret Dağı" şeklinde adlandırılır.Felaket öylesine ani olmuştu ki, her şey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı. Sanki zaman dondurulmuştu.Pompei'nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek bir yön vardı. Tarihi kayıtlar, şehrin yok olmadan önce tam bir sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösteriyor. Şehrin en belirgin özelliği, fuhuşun çok yaygın olmasıydı.Ancak Vezüv'ün lavları bir anda tüm kenti haritadan sildi. Olayın en ilginç yanı ise, kentin günlük yaşantısı içinde, Vezüv'ün korkunç patlamasına rağmen, kimsenin kaçmamış ve adeta büyülenerek felaketin farkına bile varamamış olmalarıydı. Yemek yiyen bir aile, o andaki gibi aynen taşlaşmıştı. Cinsel birleşme halinde, sayısız taşlaşmış çift bulunmuştu. Daha da önemlisi, bu çiftler arasında, aynı cinsten olanlar, küçük erkek ve kız çocuklar da vardı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin, bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı. Genel yüz ifadesi şaşkınlıktı.


İşte facianın en akıl almaz yönü buradadır. Nasıl olmuş da binlerce insan hiçbir şey görmeden ve duymadan, adeta ölümün gelip kendilerini yakalamasını beklemişlerdir?

(Onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. (Yasin Suresi, 29)

Pompei halkının ölümü de ayetlerde anlatıldığı şekilde, "anında yok olma" tarzında gerçekleşmiştir.
Tüm bunlara rağmen, Pompei'nin eski yerinde bugün olaylar pek fazla değişmiş değil. Napoli'nin sefahat mahalleleri, Pompei'den hiç aşağı kalmıyor. Kapri Adası, eşcinsellerin ve çıplakların kamp yaptıkları bir üs durumunda. Kapri Adası turizm reklamlarında "Eşcinseller Cenneti" olarak tanımlanıyor. Sonuçta, yine bölge halkının aynı tür bir yaşamı seçtikleri görülüyor. Yalnızca Kapri'de ve İtalya'da değil, dünyanın hemen hemen her tarafında bu tür bir ahlaki dejenerasyon yaşanmakta ve insanlar geçmiş kavimlerin başlarına gelen felaketlerden ders almamakta ısrar etmektedirler.


Unutulmamalıdır ki, toplumlarda ne türlü değişiklik olursa olsun, teknolojik yönden ulaşılan seviye veya edinilen imkanlar, hiçbir önem taşımamaktadır. Bunlar, kimseyi Allah'ın azabından kurtarıcı değildir. Kuran’da bu gerçek şöyle hatırlatılır:
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri de onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Rum Suresi, 9)

Kitabın tamamını burdan okuyabilirsiniz.Sakın ihmal etmeyin ve mutlaka okuyun...

This entry was posted on Pazartesi, Aralık 26, 2005 and is filed under . You can leave a response and follow any responses to this entry through the Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) .

2 yorum

merhaba
ben duymustum bunlarıda okumaya fırsatım olmamıstı..
sayfan cok guzel..bir cok konuyu içeriyor.çok güzel olmuş eline yuregine saglık...

Secret teşekkür ederim.Mutlaka okumanı öneririm.Harun Yahya'nın kitapları çok güzel.Her zaman beklerim.
Sevgiyle...

Yorum Gönder